
Pomaklar Kimdir? Tarihsel Kökenleri ve Kimlik Tartışmaları ;
Pomaklar Kimdir? Tarihsel Kökenleri ve Kimlik Tartışmaları
“Pomak” terimi, Balkanlar’da (özellikle Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Kosova ve Arnavutluk’ta) yaşayan, anadili Bulgarca olan ve İslam dinine mensup toplulukları tanımlamak için kullanılmaktadır. Tarihsel süreçte ve günümüzde bu topluluğun kökeni, kimliği ve kültürel yapısı üzerine pek çok farklı görüş ve tartışma bulunmaktadır.
-
Tarihsel Süreç ve İslamlaşma: Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Balkanlar’daki bazı Hristiyan Bulgarlar çeşitli sosyo-ekonomik baskılar, ağır vergiler, yerel yöneticilerin uygulamaları ve dönemin koşulları nedeniyle bireysel ya da toplu olarak İslamiyet’i kabul etmiştir. Ayrıca Orta Çağ’da resmi devlet ve kilise tarafından zulüm gören Bogomil mezhebi mensuplarının, bu tarihsel arka plan sebebiyle İslam propagandasına daha kolay yöneldiği de tarihsel kaynaklarda öne sürülmektedir.
-
Kültürel ve Dilsel Yapı: İslamiyet’i benimsemiş olmalarına rağmen bu topluluklar, konuştukları Bulgarca lehçeleri, folklorları, gelenekleri ve yaşam tarzlarıyla köken olarak Balkan köklerine ve yerli halka dayanmaktadır. Nitekim geçmişteki yabancı gezginler ve gözlemciler, bu kişilerin inançları dışında Türk kültürüyle bağlarının bulunmadığını, geleneksel Bulgar kültür unsurlarını koruduklarını fark etmişlerdir.
-
Coğrafi Dağılım:
-
Bulgaristan: Özellikle Rodop Dağları, Pirin bölgesi ve Kuzey Bulgaristan’daki (Panega Vadisi) yerleşim yerlerinde yoğunlaşmışlardır.
-
Yunanistan ve Türkiye: Batı Trakya’da (İskeçe, Rodop ve Evros) yaklaşık 40 bin civarında Müslüman Bulgar yaşarken, tarihsel göçler dalgasıyla Türkiye’ye (özellikle Edirne ve Doğu Trakya bölgesine) yerleşen ve sayıları yüz binleri bulan topluluklar da mevcuttur.
-
Makedonya, Kosova ve Arnavutluk: Torbeşler ve Goraniler gibi isimlerle anılan bu gruplar, Üsküp Vadisi, Gora bölgesi ve Golo Brdo gibi dağlık alanlarda yaşamaktadır. Bazı bölgelerde hâlâ aynı aile içinde farklı dinlere mensup bireylerin bir arada yaşadığı durumlar görülebilmektedir.
-
-
Kimlik Üzerindeki Manipülasyonlar ve Siyasi Yaklaşımlar: Tarih boyunca ve günümüzde Pomaklar; farklı devletler, politik akımlar ve dış güçler tarafından “Türk”, “Müslüman milleti”, “Makedon Müslüman” veya “Gorani ulusu” gibi farklı etnik kategorilere dahil edilmeye çalışılmıştır. Bu durum, topluluğun kimlik arayışında ve dış algısında karmaşalara yol açmaktadır.POMAKLAR ;
-
Pomakların kökeni ve etnik kimliği konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, bilimsel ve tarihi kaynaklar bu topluluğun çoğunlukla Balkanlar’ın yerli halkına (Slav kökenli gruplara) dayandığını göstermektedir.
-
Prof. Dr. Plamen Pavlov’un aktardığına göre, Müslüman Bulgarlar (Pomaklar, Torbeşler ve Goraniler) dil, folklor, gelenek ve genetik hafıza bakımından Bulgar halkının bir parçasıdır.
-
Tarihsel süreçte İslamiyet’i kabul etmeleri ve Osmanlı coğrafyasında yüzyıllarca yaşamaları nedeniyle kültürlerine Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeler ile İslami unsurlar yerleşmiştir.
-
Geçmişteki yabancı gözlemciler ve gezginler de bu insanların inançları dışında bir Türklük barındırmadığını, konuştukları dillerin eski Bulgar lehçeleri olduğunu gözlemlemiştir.
-
Buna karşın, Balkanlar’daki siyasi süreçler, dış politikalar ve asimilasyon çabaları sonucunda bazı gruplara “Türk”, “Müslüman milleti” veya “Makedon Müslüman” gibi farklı kimlikler dayatılmıştır.
Sonuç olarak Pomaklar, yüzyıllar boyunca yaşanan çalkantılı tarihsel olaylar, zorunlu veya koşullu din değiştirmeler ve siyasi sınırların değişmesi neticesinde kimlikleri üzerinde en çok tartışma yürütülen, ancak özünde Balkanların yerli halk kültürü ile İslam medeniyetinin unsurlarını barındıran özgün bir topluluktur.
-
Tarihi ve Dilbilimsel Ayrım: Bilimsel, tarihsel ve dilbilimsel araştırmalar, Pomakların köken olarak Türk boylarına (Oğuzlar, Kıpçaklar vb.) dayanmadığını; aksine Balkanlar’ın yerli halkı olan Slav kökenli gruplardan geldiklerini ortaya koymaktadır.
-
Kuman/Kıpçak Teorileri ve Halk İnanışları: Halk arasında veya bazı alternatif teorilerde Pomakların Orta Asya’dan Balkanlar’a göç eden Türk boylarıyla (özellikle Peçenekler, Uzlar ve Kumanlar/Kıpçaklar) bağlantılı olabileceğine dair iddialar dile getirilmiştir. Ancak dilbilimsel veriler (Pomakçanın temel iskeletinin Slavca/Bulgarca olması) bu tezleri tek başına desteklememektedir.
-
Osmanlı Dönemi ve Kültürel Etkileşim: Yüzyıllar boyunca Osmanlı idaresinde, Anadolu’dan Balkanlar’a iskân edilen yörük/türkmen gruplarla (Tatar ve Türk topluluklarıyla) aynı coğrafyayı paylaşmaları, ortak meraları, köyleri ve komşuluk ilişkilerini beraberinde getirmiştir. Bu yakın temas, Pomakların yaşam tarzına, halk kültürüne ve kelime dağarcığına yoğun bir Türk-İslam etkisi bırakmıştır.
-
Askeri ve İdari Yerleşimler: Osmanlı döneminde sınır boylarının korunması veya stratejik geçitlerin tutulması amacıyla bazı yerli Hristiyan grupların Müslümanlaştırılması ve askeri/idari teşkilatlara (örneğin uç beyi veya yerli muhafız statüleri) dahil edilmesi, Türk askeri sınıflarıyla yakın bir pratik bağ kurmalarına zemin hazırlamıştır.
-
Günümüzdeki Kimlik Algısı: Ortak dinî inanç, yüzyıllarca süren beraberlik ve Türkiye’ye yapılan göçler sonrasında kurulan akrabalık bağları, halk arasında Pomakların Türk boylarının bir kolu olarak algılanmasına yol açmışsa da; akademik ve etnolojik sınıflandırmada bu topluluk “İslamlaşmış yerli Balkan halkı” kategorisinde değerlendirilmektedir.
Bogomil Mezhebi Nedir? Tarihçesi ve Temel İnançları
Bogomilcilik, 10. yüzyılda Balkanlar’da (özellikle Bulgaristan ve Makedonya topraklarında) ortaya çıkan ve kısa sürede Bizans İmparatorluğu ile Balkan coğrafyasını etkisi altına alan dualist (ikici) bir Hristiyan heterodoks mezhebidir. Adını, hareketin kurucusu veya öncüsü kabul edilen Bogomil adlı bir rahibten (Tanrı’nın sevgilisi anlamına gelir) aldığı düşünülmektedir.
-
Dualist (İkici) Teoloji: Bogomil inancının temelinde, evrenin iki ilahi güç arasında sürekli bir savaş alanı olduğu fikri yatar. Bu anlayışa göre ruh, iyilik ve ışık tanrısı tarafından yaratılmışken; madde, beden ve görünen dünya kötülüğün prensi veya şeytan (Satanael) tarafından yaratılmıştır. Bu nedenle maddi olan her şey (kilise binaları, ikonalar, haçlar, dünyevi zenginlikler ve et yemek) reddedilmiştir.
-
Kilise Hiyerarşisine ve Kurumlarına Karşı Duruş: Mezhep mensupları, Ortodoks ve Katolik kiliselerinin otoritesini, papazları, ayinleri ve lüks mabetleri şiddetle reddetmişlerdir. İsa’nın fiziksel bedenle dünyaya gelip çarmıha gerildiğini inkâr ederek bunun yalnızca ruhsal bir ihtişam olduğunu savunmuşlardır. Zenginliğe ve dünyevi güce karşı çıkarak son derece sade, çilekeş ve inançlı bir yaşam sürdürmüşlerdir.
-
Toplumsal ve Siyasi Etkileri: Bizans devleti ve resmi kiliseler tarafından büyük bir tehlike ve “sapkınlık” (heretik) olarak görülmüşlerdir. Ağır baskılara, sürgünlere ve idam cezalarına maruz kalmışlardır. Bogomiller, dönemin ağır feodal düzenine, ağır vergilere ve devlete karşı da bir nevi halk muhalefeti oluşturdukları için tabanda hızla taraftar bulmuşlardır.
-
Pomak Kimliği ile Tarihsel Bağı: Orta Çağ’da Bulgar topraklarında ve Rodop Dağları çevresinde yoğun olarak varlık gösteren Bogomiller, resmi kilise ve devlet tarafından yüzyıllarca dışlanmış ve zulüm görmüştür. Bu tarihsel arka plan, yüzyıllar sonra Osmanlı’nın Balkanlar’ı fethiyle birlikte, resmi kiliselerin baskısından kurtulmak ve yeni düzenle uyum sağlamak amacıyla bu coğrafyadaki bazı yerli toplulukların (ileride Pomak olarak anılacak grupların) İslamiyet’i kabul etmesinde psikolojik ve sosyolojik bir zemin olarak sıkça gösterilmektedir.
Mübadele Dönemi ve Göçe Zorlanan Pomaklar: Türkiye’deki Yerleşim Yerleri
Balkanlar’ın tarihindeki en büyük demografik kırılmalardan biri olan nüfus mübadeleleri ve savaş dönemleri, ana dilleri Bulgarca olan ve İslamiyet’i benimsemiş Pomak topluluklarının da kaderini derinden etkilemiştir. Yüzyıllar boyunca Osmanlı idaresindeki Balkan coğrafyasında yaşayan bu topluluklar, 19. yüzyılın sonlarından itibaren artan savaşlar, baskılar ve sınır değişiklikleri neticesinde büyük göç dalgalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle 1912-1913 Balkan Savaşları ve 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi süreçlerinde binlerce Pomak, evlerini ve topraklarını terk ederek Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmıştır.
Tarihsel süreçte ve özellikle 20. yüzyılın başlarında, Yunanistan ve Bulgaristan sınırları içinde kalan bölgelerden (Rodoplar, Batı Trakya, Drama, Kavala gibi yerlerden) hareket eden göç kafileleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulan yeni idari yapısı ve iskân politikaları çerçevesinde belirli bölgelere yerleştirilmiştir. Bu göçler sadece resmi mübadele anlaşmalarıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda baskılar ve geçim sıkıntıları nedeniyle sonraki on yıllarda da (özellikle 1950’li yıllara kadar) dalgalar halinde devam etmiştir.
Türkiye’ye gelen Pomak göçmenlerin iskân edildiği başlıca coğrafi bölgeler şunlardır:
-
Doğu Trakya Bölgesi: Türkiye’ye gelen Pomak nüfusun en yoğun yerleştiği alanların başında Doğu Trakya gelmektedir. Özellikle Edirne, Kırklareli (Lüleburgaz ve çevre köyler) ve Tekirdağ çevreleri, gelen göçmenlerin kültürlerine ve tarımsal yaşam biçimlerine coğrafi olarak yakın bulunması nedeniyle ana yerleşim merkezleri olmuştur.
-
Marmara ve Güney Marmara Bölgesi: Göç eden topluluklar Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Bilecik gibi illerdeki kırsal alanlara ve boşaltılan köylere yerleştirilmiştir. Bu bölgelerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan Pomaklar, kendi geleneksel yaşam tarzlarını ve folklorik unsurlarını koruma imkânı bulmuşlardır.
-
Ege Bölgesi: İzmir, Manisa ve Aydın gibi batı illerinde de mübadele ve göç yoluyla gelen Pomak ailelerin iskân edildiği bilinmektedir. Bu bölgelerde genellikle tütün tarımı ve zeyvencilik gibi alanlarda istihdam edilmişlerdir.
Anadolu’ya gelen bu topluluklar, gittikleri bölgelerde zorlu uyum süreçleri yaşasalar da, çalışkanlıkları ve kültürel bağlarıyla kısa sürede uyum sağlamışlardır. Bugün Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşayan ve kökenleri Balkanlar’a dayanan Pomaklar, hem kendi özgün geleneklerini, dillerindeki yerel tonları ve halk kültürü unsurlarını yaşatmakta hem de Türkiye’nin zengin kültürel mozaiğinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır.
Pomakça Dili: Yapısı, Özellikleri ve Konuşulduğu Bölgeler
“Pomakça”, Balkanlar’da yaşayan Müslüman Bulgarlar (Pomaklar) tarafından konuşulan, Slav dil ailesinin Güney Slav dilleri grubuna ait olan bir dildir veya yerel bir ağız/lehçe kümesidir. Dilbilimsel açıdan bakıldığında, esas itibarıyla Bulgarcanın Rodop ve diğer Balkan lehçeleriyle doğrudan kökbağlantısına sahiptir.
-
Dilbilimsel Kökler ve Özellikler: Pomakça, yapı ve kelime haznesi bakımından Eski Bulgarca ve çağdaş Bulgar lehçeleriyle çok büyük benzerlikler taşır. Bilim insanları ve dilbilimciler (örneğin Hristo Vakarelski gibi isimler), bu topluluklar arasında kullanılan Bulgar dilinin, halk şarkılarının, masalların ve atasözlerinin son derece saf ve eski kalıpları koruduğunu vurgulamışlardır.
-
Kelime Haznesi ve Etkileşimler: Yüzyıllardır Osmanlı coğrafyasında ve Müslüman bir kültürel çevre içinde yaşamış olmaları nedeniyle, Pomakçanın kelime dağarcığına pek çok Türkçe, Arapça ve Farsça kökenli kelime girmiştir. Bununla birlikte, cümlenin iskeleti, gramer yapısı ve fiil çekimleri Slav dilleri (özellikle Bulgarca) temellidir.
-
Coğrafi Dağılım ve Varyasyonlar: Pomakça coğrafi olarak tek tip bir dil değildir; konuşulduğu bölgeye göre farklı lehçe ve ağızlara ayrılır:
-
Rodop Dağları ve Bulgaristan: Burada konuşulan ağızlar, Doğu ve Batı Bulgar lehçelerinin özelliklerini taşır.
-
Yunanistan (Batı Trakya): İskeçe, Gümülcine ve Dedeağaç bölgelerinde yaşayan Pomaklar tarafından günlük hayatta konuşulur. Bazı yerel politik ve idari çevreler tarafından bu dile “Pomakça” adıyla ayrı bir gramer kazandırma veya farklı bir kimlik biçme çabaları olsa da, dilbilimsel olarak özü itibarıyla bir Bulgar lehçesidir.
-
Kuzey Makedonya, Kosova ve Arnavutluk: Torbeşler ve Goraniler gibi isimlerle anılan grupların konuştuğu lehçeler (örneğin Gora bölgesindeki Goranca), yine güney Slav dillerinin özelliklerini gösterir ve yerel dillerle (Arnavutça, Sırpça/Makedonca) etkileşim içindedir.
-
-
Yazılı Dil Durumu ve Kültürel Aktarım: Tarih boyunca Pomakça genellikle sözlü gelenek yoluyla (türküler, masallar, ninniler ve günlük konuşmalarla) nesilden nesile aktarılmış bir dildir. Geniş çaplı standart bir yazı dilinden ziyade yerel ağızlar şeklinde yaşatılmıştır. Günümüzde de Balkanlar’ın farklı ülkelerinde yaşayan bu topluluklar ev içinde ve kendi aralarındaki iletişimde bu dili korumaya devam etmektedir.
-
Pomak mutfağı, Balkanlar’ın yerel tarım ve hayvancılık kültürünü yansıtan, unlu mamuller, süt ürünleri ve et yemeklerinin ağırlıkta olduğu zengin bir gelenektir.
-
Klin (Kolin): Genellikle mısır unu veya buğday unundan yapılan, içerisine lor peyniri, çökelek veya ıspanak gibi yeşillikler konularak hazırlanan, sac üzerinde veya fırında pişirilen geleneksel bir börek türüdür.
-
Melenita ve Kaçamak: Mısır ununun su veya sütle pişirilmesiyle yapılan kaçamak, üzerine tereyağı, peynir veya kavurma eklenerek tüketilen temel lezzetlerden biridir.
-
Sütlü ve Hamur İşi Tatlılar: Ev yapımı yufkalarla hazırlanan şerbetli tatlıların yanı sıra süt ve un bazlı geleneksel tatlılar da Pomak mutfağında özel günlerin ve şenliklerin vazgeçilmezidir.
-
Et ve Sebze Yemekleri: Dağlık ve kırsal bölgelerde yaşamın bir sonucu olarak, bölgede yetişen yabani otlar, mantarlar, ev yapımı sucuklar ve et ürünleri geleneksel tariflerde sıklıkla yer alır.
TÜRKİYE’DEKİ BİLİNEN ÜNLÜ POMAKLAR ;
-
Arif Hikmet Çoşkun (Arif Hikmet Bey): Türk siyaset ve devlet adamı olup, Osmanlı döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında önemli görevler üstlenmiştir.
-
Nejat İşler: Türk sinema ve dizi dünyasının tanınmış oyuncularından biri olan Nejat İşler’in köken olarak Pomak bir aileye dayandığı bilinmektedir.
-
Şükrü Saracoğlu: Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanlarından ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün efsanevi başkanlarından olan Şükrü Saracoğlu’nun da Pomak kökenli olduğu akademik ve biyografik kaynaklarda ifade edilmektedir.
-
Erol Evgin: Türk pop müziğinin önde gelen ses sanatçılarından, besteci ve mimar Erol Evgin’in aile kökleri Balkanlar’daki Pomak topluluklarına dayanmaktadır.
-
Sabri Ülker: Ülker markasının kurucusu olan Türk iş insanı Sabri Ülker, Kırım Tatarı kökeninin yanı sıra Balkan göçmeni bir aile geçmişine sahip isimler arasında anılmaktadır.
Pomakların tarihi, kültürel yapıları, dilleri, göç süreçleri ve kimlik tartışmaları üzerine kaleme alınmış önemli akademik araştırma ve inceleme kitapları şunlardır:
-
Türkiye’deki Pomaklar – Georgi Zelengora (Türk Tarih Kurumu Yayınları) Bulgar yazar ve araştırmacı Georgi Zelengora’nın kaleme aldığı bu eser, Pomakların tarihsel süreçteki büyük göçlerini (özellikle 93 Harbi ve Balkan Savaşları sonrasındaki süreçleri), Türkiye’de yerleştirildikleri köy ve bölgeleri ile günümüzdeki kimlik algılarını kapsamlı bir şekilde inceleyen temel kaynaklardan biridir.
-
Balkanlarda Pomak Türkleri – Prof. Dr. Hüseyin Memişoğlu (Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları) Balkan Türkleri ve Pomaklar üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Hüseyin Memişoğlu’nun bu kitabı, bölgedeki topluluğun tarihi direnişlerini, maruz kaldıkları baskıları ve coğrafi dağılımlarını ele almaktadır.
-
Edirne’de Pomak Halk Kültürü (Paradigma Akademi Yayınları) Özellikle Trakya bölgesine göç eden ve Edirne çevresinde yerleşen Pomakların doğum, ölüm, evlenme adetleri ile halk inanışlarını ve kültürel yaşamlarını inceleyen yerel kültür odaklı bir araştırmadır.
-
Lofçalı Pomaklar – “93 Harbi”, Sürgün ve Anayurttan Kopuş – Recep Gündüz Alpaslan Kuzey Bulgaristan’daki Lofça bölgesi ve çevresinde yaşayan Pomakların tarihine, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasındaki sürgün süreçlerine ve anayurda göçlerine odaklanan özel bir çalışmadır.
-
Pomak Kimliği – Seren Özcan (Ceren Yayıncılık) Pomak topluluklarının etnik ve kültürel kimliklerini, yaşam tarzlarını ve kimlik arayışlarını sosyolojik ve kültürel açıdan ele alan bir etnik kültür çalışmasıdır.
POMAK KÜLTÜRÜ ;
-
Pomak kültürü, Balkanlar’ın dağlık ve kırsal coğrafyasının getirdiği geleneksel yaşam tarzı ile İslam medeniyeti unsurlarının harmanlandığı zengin bir mirasa sahiptir.
-
Topluluğun en belirgin kültürel özelliklerinden biri, konuştukları Bulgarca lehçeleriyle (Pomakça) nesilden nesile aktarılan sözlü edebiyat, halk şarkıları, masallar, ninniler ve atasözleridir.
-
Halk müziği ve folklorik ritüeller, dağ köylerinde düğünler, bayramlar ve mevsimlik kutlamalar etrafında şekillenmekte; eski Türk döneminden kalan yerel ezgiler ve çalgılar bu gelenekte önemli bir yer tutmaktadır.
-
Mutfak kültürü, unlu mamuller, süt ürünleri, yabani otlar ve et yemekleriyle öne çıkmakta olup, klin (börek) ve kaçamak gibi yöresel lezzetler bu kültürün en bilinen simgelerindendir.
-
Geleneksel el sanatları, dokumacılık ve dağcılık/hayvancılığa dayalı kırsal yaşam biçimi, nesiller boyunca korunarak hem Balkanlar’da hem de göç ettikleri bölgelerde yaşatılmaktadır.
POMAKLARDA MÜZİK ;
-
Pomak ve Rodop kültüründe hem gayda (özellikle derin ve gür sesli kaba gayda) hem de tulum (veya bölgeye göre tulum benzeri üflemeli çalgılar) halk müziğinin önemli birer parçasıdır.
-
Rodop Dağları ve Balkan coğrafyasındaki Pomak halk geleneklerinde gayda (özellikle kaba gayda) daha yaygın olarak ön plana çıkar ve düğünlerden şenliklere kadar pek çok törende ana enstrüman olarak kullanılır.
-
Bununla birlikte, Karadeniz ve Trakya ile kesisen bazı Balkan alt kültürlerinde ve dağlık bölgelerde tulum benzeri nefesli çalgılar da yerel müzik kültürünün icrasında kendine yer bulmuştur.
POMAK DÜĞÜNLERİ ;
-
Pomak düğünleri, günümüzde dahi Balkanlar’da ve göçle geldikleri bölgelerde canlı tutulan, günlerce süren zengin ritüellere ve ortak geleneklere dayanır.
-
Çeyiz Asma ve Hazırlıklar: Düğün öncesinde gelin için hazırlanan el dokuması halılar, örgüler, kıyafetler ve ev eşyaları mahalleliye ve misafirlere sergilenir; bu süreç ailelerin imece usulü yardımlaşmasıyla gerçekleştirilir.
-
Gelin Kınası: Düğünün en önemli aşamalarından biri olan kına gecesinde, geleneksel türküler söylenir, ağlama ve eğlence unsurları bir arada yaşanarak geline kına yakılır.
-
Davul ve Gayda Eşliğinde Eğlenceler: Düğün alayları, yörenin en karakteristik enstrümanları olan kaba gayda ve davulun coşkulu ritimleri eşliğinde, köy sokaklarında oynanan horalar ve geleneksel halk oyunlarıyla kutlanır.
-
Gelin Alma ve Kuşak Bağlama: Düğün günü gelinin baba evinden dualarla ve beline bağlanan kırmızı kuşakla uğurlanması, akrabalar ve komşuların katılımıyla büyük bir toplumsal dayanışma içinde gerçekleştirilir.